sizden! bizden! Anadoludan
''...Sivas’ın bir köyünden yaşlı bir amca Hrant Dink'i telefonla arar. der ki "oğul, sordum soruşturdum seni buldum. bizim buralara yaşlı bir kadın gelir gezer, kendisi geçenlerde buradayken rahmetli oldu. biz usulüne göre cenazesini yaptık ama o, herhalde sizden. Yakınını falan bulursan gönder, dilerlerse gelip alsınlar, dilerlerse gelip görsünler."
"peki amca" der Hrant. alır kadının adını soyadını. Beatris hanım diye biri, 70 yaşında. Fransa’dan oraya tatile gitmiş.
arar, kısa sürede bulur Beatris hanımın yakınlarını. bir adres alır, bir dükkan adresi, gider sorar "böyle birini tanır mısınız?"
dükkandaki orta yaşlı kadın "o benim anam" der, "hayırdır?".
"annen nerede?" diye sorar Hrant. kadın, Fransa’da yaşadığını arada bir Türkiye’ye geldiğini ama İstanbul’a çoğu kez uğramadan, doğduğu köyüne, Sivas'a gittiği söyler.
anlatır durumu. kadın ağlaya ağlaya tutar Sivas'ın yolunu.
ertesi gün telefon açar Hrant. doğrudur, bulmuştur. "ne yapacaksın der, getirecek misin cenazeyi?" kadın, evet ama der "burada bir amca var..." ve ağlamaya başlar. "getireceğim ama burada bir amca var bi şey diyor" kadın ağlaya ağlaya telefonu amcaya verir. Hrant sorar, "amca neden ağlatıyorsun kızı?"
"oğlum" der "bir şey demedim... kızım anandır, istediğini yaparsın ama bana sorarsan bırak kalsın, burada gömülsün... su çatlağını buldu."
kadın ağlar, Hrant ağlar… ''